13.09.2016

Eylül

Eylül, yazın bitip sonbaharın başladığı anlamına gelen aydır. Yüreklerimizde, sonbahara geçmeden kışa geçtiğini de gördük.

Eylül ayı politik tarihimizde de önemli yer kazandı.

Dünya 1 Eylül'ü Barış Günü olarak kutluyor. Neden olan olay ise 1 Eylül 1939'da Nazi Almanya'sının İkinci Dünya Savaşını başlatması. 50 milyon ölüye, milyonlarca yaralıya neden olan bu savaşın başlangıç günü olan 1 Eylül, 1950 yılında "Dünya Barış Günü" olarak kutlanmaya başladı.


Eylül Kurtuluştur.
Eylül ayının ilk günleri İzmir'de kurtuluş günleridir.
9 Eylül 1922'de, İzmir düşman işgalinden kurtulmuştu. 9  Eylül aynı zamanda 1980 darbesinden sonra vatandaşlıktan çıkarılan Yılmaz Güney'in 1984 yılında hayatını kaybettiği gündür.

Amerika boş durmayı sevmez. 
11 Eylül 1973'te ABD'nin desteği ve onayı ile uluslararası tekeller ve emparyalist işbirlikçiler, marksist başkan Salvador Allende devrip, Genarel Pinochet'in iktidara getirmiştir. Dünyanın seçimle gelmiş ilk sosyalist hükümeti devrilmiş, yerine 17 yıl sürecek bir diktatörlük gelmiştir.
 11 Eylül 1973 radyodan halkına yaptığı konuşmada şunları söyledi. 
"Bu koşullarda, sözlerim sadece işçilere: Teslim olmayacağım! Bu tarihi dönemeçte, halka olan sadakatimin bedelini hayatımla ödeyeceğim...(Konuşma metninin tamamını buradan okuyabilirsiniz)...Yaşasın Şili! Çok yaşa halkım! Yaşasın işçiler!Bunlar benim son sözlerim, fedakarlığımın boşuna olmadığından eminim. Sonunda, en azından, suçu, alçaklığı ve ihaneti cezalandıracak bir ahlak dersi olacak."
Allende teslim ol çağrısını reddedip, intihar etti. (Not:İstanbul Ataşehir'de Atatürk ile Allende'nin yan yana heykeli vardır.)

Eylül, darağacına gidenlerin ayaklarına vurulan pranganın bir ülkeye vurulmasıdır.
Kurtuluş olduğu kadar faşizm'in ülkeye el koyduğu gündür.
12 Eylül, 1 milyon 683 bin kişinin fişlendiği, açılan 210 bin davada 230 bin kişinin yargılandığı, 7 bin kişi için idam cezası istenip, 517 kişiye idam cezası verildiği, 50 kişinin idamına neden olan zamanlardır. Yaşı büyültülüp asılan Erdal Eren'dir.12 Eylül netekimdir. Bir de Anayasa yapıldı halk'a saygılı ama içinde halk olmayan. 12 Eylül'ü. Aziz Nesin "bu ülkenin %92'si aptaldır" sözü darbe anayasasına evet diyenler içindir.
Murathan Mungan şiirlerinin birinde "Her ömrün bir eylülü vardır" diyordu. Aynen öyledir aslında. 12 Eylül sürecini ele alırsak; muhbir vatandaş rahat rahat yaşarken, ihbar edilen işkencelerden geçiyordu. İnsan birini işkenceye gönderdiğinde gece nasıl rahat uyuyabilir ki? Yarattığı karanlıktan nasıl korkmaz?
12 Eylül'ü lanetliyoruz. Zamanında lanetlemek lazımdı. Biz iyi biliriz, biz biliriz her haftada iki kere ülkece terörü lanetlemeyi en iyi biz biliriz. Lanetlemek hiçbir zaman işe yaramamış, terörü lanetliyoruz, lanetledik terör bitti mi? Biter mi?
36 yıl önce Kenan Evren vardı. Bugün 12 eylül ruhu iktidarda tutunmaya çalışıyor, biz yine tutunamayanlar'danız. 36 yıl önce yaş büyültüp asıyorlardı, bugün 14 yaşında çocuğu vurup haklı çıkabiliyorlar. Değişen bir şey yok ama başka bir dünya mümkün...


Oysa eylül biraz Mehmet Rauf'tur.
O doğa tasvirlerini, hüzünlü sonbahar günlerini kullanarak karakterlerin iç dünyalarını, psikolojilerini okuyuculara anlattığı kitaptır, Eylül.

Biraz Cemal Süreya'dır Eylül.
eylüldü.
dalından kopan yaprakların,
sararan yanlarına yazdım adını.
sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
ve hiç bilmedin ellerimin soğunu.
Biraz Turgut Uyar'dır Eylül
eylül toparlandı gitti işte
ekim falan da gider bu gidişle
tarihe gömülen koca koca atlar
tarihe gömülür o kadar
Eylül'de diğer onbir ay gibidir. Gözyaşları da vardır, kahkahalar da. Unutmayın, hayat itaat değil, isyandır!

Share:

3 yorum:

  1. Ha Kenan Evren, ha Tayyip, ha Feto hepsi aynı. Hepsi diktatör. Yine de en azından Kenan Evren Atatürkçü'ydü. Şimdi dinci diktatörler sahnede. O zaman pkk terörü yoktu sağ-sol terörü vardı, o bitti şimdi pkk mı ararsın, ışid mi ararsın? Beter olduk. Gittikçe ülke kötüye gider oldu. :( En iyi zamanlar 60'lı yıllarmış:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ölenin arkasından konuşmam ama Kenan Evren'in Atatürkçü olduğunu düşünmüyorum.
      Türkiye'de yapılan darbe Amerikancı bir darbeydi çünkü; Vietnam'da Amerika'nın bozguna uğraması, Mao'nun ölmesiyle Çin'de yaşanan siyasi belirsizlik,79'da Sovyetler'in Afganistan işgali ile ABD sola karşı verdiği savaşta yeni dönemece girdi.1961 yasasını yarattığı ortam, Türkiye'de 1965'te TİP'in %3 oyla meclise girmesi. 70'ler Türkiye'sinin solun güçlenişine sahne olması ve ardından yapılan sol hareketin itibarsızlaştırılması, hak ve özgürlüklerini aramak için sokağa çıkanlara vurulan "anarşist" damgası, toplum ve düzen karşıtı olarak göstermek için üretilen karşı çeteler, sendikalar ve işçi hareketlerine "marjinal" damgası vurulması, hak arayışının "rejimi yıkma girişimi" olarak gösterilmesi solun düşman olarak gösterilmesine neden oldu. Bütün bunların sonucunda 12 Eylül darbesi geldi. Ordu sözde " ülkede kaybolan barış ve güven ortamını tekrar tesis edebilmek için"ülkede yönetimi ele aldı. 82 anayasası, sol yapılanmaya öldürücü darbeyi vurdu. Çıkarılan dernekler yasası ve sendika yasalarıyla, Türkiye'de sivil toplum örgütlenmesi potansiyel terör faaliyeti haline getirildi ve başta yasaklandı. Atatürk ilkelerini ağzından düşürmeyenler tarikatlara ve cemaatlere göz yumdular. Yapılan ilk seçimlerde darbeci genarallerin desteklediği partinin yenilmesi, ordunun siyasetten tasfiye etmiştir. Abd'nin toplum mühendisliği işte yaratılan suni kitle ile Anap iktidarı ve türkiye'nin 5 yıl öncesine kadar tanımadığı bir müsteşar başbakanlık koltuğuna oturdu. İyi tezgah ama en önemli darbe sekülerizme vuruldu, zaten bugün geldiğimiz noktada bu daha iyi görülüyor. Bütün bunların sorumlusu 1980 darbesi...

      Sil
    2. 12 Eylül ile günümüzü kıyaslamayın. 12 Eylül 1980 tarihinde askeri darbe yapanlar, 6 Kasım 1983 tarihinde yönetimi sivil hükümete terketti. Kenan Evren Cumhurbaşkanı oldu, 7 yıl sonra görev süresi sona erdi ve görevi Özal'a devretti.
      Şimdi öylemi?

      Sil

Copyright © Bir İzmirlinin Kaleminden | Powered by Blogger
Design by SimpleWpThemes | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com