6.07.2015

Türkiye'de Milliyetçilik

Milliyetçilik denince aklıma milli olan geliyor. Kendi ürettiklerini tüketmek ve ihraç etmek. Ülkücü kardeşim, öküzden samana, gübre, pamuk, tütün, incir, üzüm zeytin, sebze ve meyve, canlı hayvan, su ürünleri, hayvansal ürünler ve gittikçe uzayan bir liste, bu saydıklarım dünya konumu itibarı ile yaşadığımız ülkenin verimli topraklarında üretilebilen ancak siyasilerin yanlış kararları sonucunda çiftçiliğin bitirilmesi operasyonları sonucu diğer ülkelerden ithal ettiğimiz ürünlerdir.Eğer yaşadığın doğaya, parklarına, tarihi eserlerine sahip çıkmıyor isen, Yırca'da altı bin zeytin ağacı kesildiğinde sesini çıkarmadı isen milliyetçi değilsin. Senin yaşadığın ülkenin topraklarına nükleerler, derelerine hesler kurulurken ve dünya Çernobil'in doğaya ve üstündeki canlılara verdiği zararı gördükten sonra çağımızın dışında kalmış ve daha pahalı yöntemlerle doğanın yok olmasına sesini çıkarmıyorsan milliyetçi değilsin. Yabancıların teknolojik ürünlerini kullanıp, ülkemizde neden yerli teknoloji ürünleri üretilmediğini, yerli teknoloji sanayimizin gelişmesi için çalışmıyorsan milliyetçi değilsin, iphone'lu milliyetçi mi olur. Şu yazdığım satırlardan bile milliyetçi olmadığımız anlaşılırken, milliyetçileri temsil eden partinin anti-milli olması da normaldir.

Hani zamanında dönemin başbakanı "hem laik hem müslüman olunmaz, ya laik olacaksın ya müslüman" gibi bir şeyler konuşmuştu ya.Gökten inen kitaplara inanan biri olmasam da islami esaslara göre de hem milliyetçi hem müslüman olunmaz. Milliyetçilerin hangi dini yaşadığını merak ediyorum. Müslümanların peygamberi bile "milliyetçilik davası güden bizden değildir" diye söylemiş olduğu rivayet edilen sözü var. Ya milliyetçi olacaksın ya müslüman...

A. Einstein milliyetçiliği bir çocukluk hastalığı olarak tanımlamış ve kendisini milliyetçi olarak tanımlayanlar için "eğer bir adam bir marşa ayak uydurup, emir altında neşe içinde yürüyebiliyorsa, benim gözümde beş para etmez.kendilerine bir omurilik yetebilecekken, yanlışlıkla kocaman bir beyin sahibi olmuş insanlardır " diye kelimelerine devam etmiş. Doğruluk payı olduğunun kanıtları da vardır mesela "vur de vuralım, öl de ölelim" gibi.

Bu ülke milliyetçilik adı altında çok şeyler görmüş.Yakın tarihimizle yüzleşmek önemli, yüzleşmezsek gerçeklere ulaşamayız. Bu ülkenin anti-emperyalist gençleri 6. Filoya ve amerikan askerlerine sokakları dar ettiği günlerde, araçlarla Anadolu’nun dört bir tarafından taşınan dinci-ülkücü komandolar, Dolmabahçe’de demirli 6. Filo’ya ait bir gemiyi “kıble” yapıp namaz kıldılar.


Bu satırları niye yazma gereği duydum onuda şöyle açıklayayım. Doğu türkistan'da yaşanan katliamdan dolayı, Çin lokantasına saldıran, Çinli turist diye koreli turistlere saldıran(Çinli olması bu davranışı haklı çıkarmaz), mao maketini asan, yakan ülkücüler için yazdım. Niye nato'yu, abd'yi kısaca emperyalistleri bu ülkeden kovmak için mücadele etmiyorsunuz. Mao maketini asarken çekilen görüntüleri çin malı bir teknoloji ürünüyle çekildi büyük ihtimalle, neden biz kamera üretemiyoruz diye sormuyorsunuz. Ve bugün yaşanan katliamdan neden yetmişli yılların ortalarında ölen Mao'yu sorumlu tutuyorsunuz. Geçmişteki olaylar için tabii ki sorumlu tutulabilir ama bugün için sorumlu tutmak olmaz. Bu gün Doğu Türkistan'da yaşananlara herkes tepki göstermeli. İsterdim ki, katledilenler Türk olduğu için değil insan oldukları için tepki gösterilsin. Ve sadece Doğu Türkistan için de değil dünyanın her tarafındaki katliamlar için. Milliyetçilik böyle bir şey mi ülkücü kardeşim katledilen Türk ya da müslüman değilse ses çıkarman gerekmez değil mi?

Maocu yada başka bir şeyci değilim. Sadece iyi bir birey olmaya çalışan değişik düşüncelere, inançlara sahip biriyim. Mao uzun yürüyüş sırasında mola verdiği yoksul bir Çin köyünde yanına gelip derdini anlatan Çin köylüsüne, sizi anlıyorum; ama yıkılmamalısınız. Büyük Türk devrimci Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi "Köylü milletin efendisidir' diyerek Atatürk'e hayranlığını ifade ederek, Mustafa Kemal'in sözleriyle köylüsüne umut vermiştir. Ve bir yerde "Bizden önce emperyalizme karşı koyan yüce Türk milleti ve onun ebedi liderine saygılarımı arz ederim, unutulmasın ki milletimizin hamuru bin yıllar öncesinden karşılıklı dostluk ve sevgiyle" diyordu Türkiye'ye...


Düşünce olarak milliyetçiliğin her türlüsüne karşıyım. Dünya, üzerinde yaşayan her canlının ortak malıdır. Her canlının yaşama hakkı vardır. Her ne kadar sürç-i lisan ettiysem affola.








Share:

0 yorum:

Yorum Gönder

Copyright © Bir İzmirlinin Kaleminden | Powered by Blogger
Design by SimpleWpThemes | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com